PSİKANALİSTLERE GÖRE RÜYANIN İNSAN HAYATINDAKİ ROLÜ

51

Psikanalistlere göre rüyanın imnsan hayatındaki rolü, rüyalar bugün elimizde var olan rüyalarla ilgili bilgilerin ve yapılan yorumların ötesinde insan hayatının derinliklerini ve sırlarını yansıtan önemli psikolojik verilerdir. Zira rüyalar, doğru tanımlanabildikleri ve kişiyle bağ- lantılı yorumlanabildikleri ölçüde kişinin ne olmak istediğinin yanında ne olduğunu ifade eden veriler olarak değerlendirilmelidir.


Rüyaların uykuda ortaya çıkması, görüldükten sonra unutulma riskin- den arta kalanların objektif bir veri olmalarına gölge düşürse de elde kalan- ların etkili psikolojik tahlilleri, insanı anlamada çok büyük bir değer arz etmektedir. Daha da önemlisi, rüyalarla ilgili zaman zaman yapılan değer- lendirmelerde, onların sadece bireysel bir anlam taşımadığı aynı zamanda sosyal yönlerinin olduğu da vurgulanmaktadır. Özellikle dini kaynaklarda karşımıza çıkan rüyalar ve onların yorumlarında sosyal içerikli dünya hayatının izleri oldukça önemli görünmektedir.
Bu bağlamda yaptığımız çalışmanın amacı, psikanalist bir bakışla rüya- nın insan hayatındaki yerini ve bilinçaltının rüyalarla dışa nasıl yansıdığını anlamaya çalışmaktır. Konuyu, genelden ziyade bazı psikanalistlerin rüya hakkındaki görüşlerini ve değerlendirmelerini dikkate alarak işlemeye gay- ret gösterdik. Doğrusu, rüya hakkında bugüne kadar yazılanlara ve özellikle psikanalist yaklaşımlara baktığımızda çoğunlukla bir şahsiyet üzerinden probleme yaklaşıldığını görmekteyiz. Bu çalışmada bunun dışına çıkarak birçok psikanalistin rüya hakkındaki düşüncelerini bir arada işleme ve za- man zaman rüya ile ilgili görüşleri karşılaştırma imkânı bulduk.
Rüya, en basit mânasıyla uykuda görülen şey demektir. Rüya, hakikat âlemine açılan pencerelerden, olmuş ve olacak hadiselerin aynen veya bir kısım sembollerle müşahede edilmesinden ibarettir. Rüyayı, Batılı bilginle- rin gün içerisinde karşılaştığımız olayların bilinçaltında büründüğü hal ola- rak tanımlamalarına karşılık Doğulu bilginler ise daha çok ilahi ve uyarıcı bir mesaj olarak tanımlamışlardır. (Güven-Belbağı, 2006, s.13,19).

Rüyayı çok farklı şekillerde tanımlamak mümkündür. Rüya, REM uyku- su sırasında, ancak diğer zamanlarda da gözlenen öykümsü imajlar, hisler, algılar dizisi, ya da uyku sırasındaki zihinsel etkinlikler, uykuda kurulan hayaller, bilinç dışının uyku sırasındaki sembolik dışavurumlarıdır (Budak, 2000, s. 622). Demek ki, rüya hadisesinde çok yönlü ve yerine göre karmaşık görüntüler, bu görüntülerin farklı tasvirlerinin film şeridi gibi bir yerden bir yere nakli ve değişimi söz konusu olmaktadır. (İmamoğlu, 2004, s.1,2).

Rüyalarımız bizi etkiler çünkü onlar, uyanıkken deneyimlediğimiz dün- yanın tüm yasalarını reddederler. Dileklerimizi gerçeğe dönüştürme, bizi öykülerin tam ortasına götürme yollarını çok iyi bilirler. (Yücesoy, 2001, s.15-16).
Rüya görmemizin temel işlevlerinden birisi şuuraltımızın uyanıklık du- rumunda çözemediği bazı yaşamsal sorunlar üzerinde aralıksız çalışmasına izin vermektir. Bu tür bir zaman olmasa, bizlerde ağır zihinsel gerilimler ortaya çıkar. Zor bir zaman yaşadıktan sonra, daha fazla uykuya ihtiyaç duyduğumuzu fark etmişizdir. Bir anlamda uyku zamanlarımız sorunlar- dan kaçmaktan çok, şuuraltımızın o sorunu çözme zamanıdır da diyebiliriz.

Rüyalar, gelecekle ilgili alâmetler olarak da kullanılabilmektedir. Bunun en saf hali, ilkçağdaki incubatio yöntemine benzeyen istihare geleneğinde görülür: Kişi, dua ettikten sonra, kutsal ya da takdis edilmiş bir yere uzanır ve “hayırlı olanı” arar; kişi bu yolla, bir sorunun cevabını, bir ikilemin çö- zümünü öğrenmeyi ummaktadır. İrşat edici rüyalarda da benzer şeyler ger- çekleşir; bu tür rüyalar, sufilerin talimat aldıkları rüyalarda doruğa ulaşır. Ama rüyaların, kıssadan hisse çıkartmayı, ihtidayı, gizli günahların keşfini, eziyet çektiren sırların gün yüzüne çıkmasını sağladığı da olur. Telepatik rüyalar ise çeşitli insanlar arasındaki sıkı bağı gösterebilir. Geleceği açığa çıkarabildikleri, insanı en yüksek ruhsal aydınlanmaya ulaştırabildikleri gibi basit gündelik kaygılarla ilgili de olabilirler. (Schimmel, 1999, s.16)
Esasen iç dünyanın tespiti ve tahlilinde özellikle rahatsız olan ve bu ra- hatsızlığı dışa yansıyan kişiler üzerinde tedavi amaçlı araştırmalar yapan psikanalistlerin rolü oldukça önemlidir. Onlar bu rahatsızlığın kaynağına inerken rüyalardan ve onların tahlillerinden hareketle yeni bilgilere ulaşmış- lardır.

Özellikle rüyaların iç yaşantıdaki etkilerinin dışa yansıması ve günlük hayatı etkilemelerinin tespiti yolunda bu çalışmalar büyük öneme sahiptir.
Biz de rüyaların fertlerin derunî dünyasından dışa taşma ve hayatı farklı algılama veya algılatma durumunu psikanalistlerin yaklaşımlarıyla değer- lendirmeye çalışalım.

Kaynak: Dergipark

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz